

Yaşamınızda az ya da çok böylesi anlar olmuştur, olacaktır, umulur.
Zor olanı ise bir cerrahi süreçte böylesi anları üretebilmek, yaşayabilmektir. Bunu hissedebileceğiniz bir çalışma ortamı yaratmak, kanımızca ancak ekip çalışmasıyla hayata geçirilebilecek bir olgudur.
Kendinizi özel hissedeceğiniz o anlar: bazen anestezide uyuma anında saçınıza/yüzünüze hafif bir dokunuşta, bazen sizi o olası gergin anlarınızda misafir eden ekip görevlisinin sıkı bir gülümseyişinde ve bazen de ameliyat sonrası yaşayacağınız ağrısız ve konforlu bir süreçte yakalanabilir.
Ya da olası değişim sürecinden /operasyonunuzdan sonra ekibimizi (bilinmez)( bilmem kaç gün sonrasındaki) herhangi bir anda ve herhangi bir sorun için aradığınızda karşılaşacağınız dostlukta yakalarsınız o anı.
Ve bu olmasını hem umduğumuz ve yapmaya çalıştığımız bir olgudur. Algıladığımız hayat böyledir çünkü, böyle yaşamaya çalışır ve işimizi de böyle ilkelerle yapmaya çalışırız. Marangozluktan, terzilikten, heykeltıraşlıktan, ressamlıktan nasibimizi almaya çalışsakta bizi farklı kılacak olan insani duyguda, bu dokunuşlarda yatmalıdır kanımızca.






