Estetik Cerrahi, Estetik Ameliyatlar, Plastik Cerrahi, Liposakşın, Yağ Aldırma

İpuçları

Yüz Cildini Yenileme Ameliyatı

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

Yüz Cildini Yenileme Ameliyatı

KİMYASAL AŞINDIRMA İLE YÜZ GENÇLEŞTİRME
CHEMICAL PEELING

Yüz cildinin üst tabakalarının çeşitli kimyasal maddelerle aşındırılması ile alttan yeni ve taze bir cildin ortaya çıkmasının sağlanması çok eskiden beri uygulanan, uluslararası kabul görmüş klasik bir tekniktir. Bu teknik ile güneş nedeniyle hasara uğramış yüz cildinin üst tabakaları uzaklaştırılırken, yüzdeki yüzeyel cilt lekeleri, bazı kırışıklıklar, Çiçek Hastalığına bağlı ve diğer nedenlerle ortaya çıkmış izler de yok edilmektedir. Daha çok açık renk ince cildi olan kişilerde ve çok derin olmayan kırışıklıklarda iyi sonuç vermektedir.

Kimyasal aşındırma (peeling) amacıyla kullanılan maddeler şunlardır:

a. Phenol
b. Trichloroacetic acid [TCA]
c. Glycolic acid (Meyve asitleri)

Hekimin tercihine ve hastadaki soruna göre,bu maddelerden herhangibiri kullanılabilir.Uygulamadan önce cildin özel cilt bakımları ile hazırlanması gerekir. Hazırlık dönemi 1-3 hafta sürebilir. Hazırlanan solüsyon sorun olan alana sürülür. Kullanılan maddeye göre kapalı sargı konabilir. Uygulama hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ameliyathanede yapılmalıdır. Lokal anestezi kullanılır. 0.5-1 saat arasında sürer.

Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer. Aşındırma uygulanan alanlarda karıncalanma hafif ağrı olabilir. Yeni cilt 7-21 gün içinde ortaya çıkar. Pembemsi renkli ve düzgün yüzeylidir. Deri allerjileri, ciltte kabarcıklar milia denilen mikroabseler oluşabilir. Bunlar kısa sürede geçer.Kişi işine 2-4 hafta sonra dönebilir. Pembemsi renk 3-6 ay içinde normale döner.

Kimyasal peeling işlemi genellikle iyi ve kalıcı sonuç verir. Derin izlerde birkaç seans gerekebilir. Nadiren açık renkli alanlar ortaya çıkabilir. Cilt güneç ışığına hassas hale gelebilir. Phenol kullanılan hastalard kalpte ritm bozuklukları olabilir. Yaşlanma ile ortaya çıkabilecek yeni kırışıkları önlemez.
MEKANİK AŞINDIRMA İLE YÜZ GENÇLEŞTİRME
DERMABRASION, PEELING

Üzeri zımpara kağıdına benzer yapıda pürtüklü, elektrikle çalışan dönen silindirlerle cilt aşındırma tekniği yıllardan beri yapılan eski bir tekniktir. Amaç kimyasal aşındırma yada lazer uygulamalarında olduğu gibi, cildin hasarlı üst tabakalarının uzaklaştırılarak alttan yeni, taze cildin ortaya çıkarılmasıdır. Keskin kenarlı olan bu silindirlerin yardımıyla yüzdeki akne sekeli gibi yara izleri, ince kırışıklıklar giderilir.

Uygulamadan önce cildin özel cilt bakımları ile hazırlanması gerekir. Hazırlık 1-3 hafta sürebilir. Uygulama hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ameliyathanede yapılmalıdır. Lokal anestezi kullanılır. 0.5-1 saat arasında sürer.

Ameliyat sonrası genellikle rahat geçer. Aşındırma uygulanan alanlarda karıncalanma, hafif ağrı olabilir. Yeni cilt 7-21 gün içinde ortaya çıkar. Pembemsi renkli ve düzgün yüzeylidir. Ciltte kabarcıklar, milia denilen mikroabseler oluşabilir. Bunlar kısa sürede geçer. Kişi işine 2-4 hafta sonra dönebilir. Pembemsi renk 3-6 ay içinde normale döner. 6-12 ay aşırı güneş ışığından korunmalıdır.

Dermabrasion işlemi genellikle iyi ve kalıcı sonuç verir. Derin izlerde birkaç seans gerekebilir. Nadiren açık renkli alanlar ortaya çıkabilir. Cilt güneş ışığına hassas hale gelebilir.Yöntem gereğinde kimyasal peeling ile kombine edilebilir. Yaşlanma ile ortaya çıkabilecek yeni kırışıklıkları önlemez.
LAZERLE YÜZ GENÇLEŞTİRME
LASER FACIAL RESURFACING

Lazer ışınları ile tıpta çeÅŸitli tedavilerin uygulanması 1960′lı yıllarda baÅŸlamıştır. Son 5 yıl içinde bilim ve teknolojideki ilerlemeler daha hassas, insan cildinde kullanılabilen cihazların geliÅŸtirilmesine yol açmıştır. Lazer ışınları günümüzde tıbbın çeÅŸitli alanlarında ve bazı deri hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Lazer ışınları deÄŸiÅŸik kaynaklardan üretilmektedir. Halen 10 dan fazla lazer cihazı mevcuttur. Yeni cihazların araÅŸtırmaları devam etmektedir. Tek bir lazer cihazı her sorunu çözememektedir. Bu nedenle kullanım amacına göre deÄŸiÅŸik lazer cihazları yapılmıştır. Günümüzde kullanılan lazer cihazları ve etki alanları şöyle sıralanabilir :

a. Yellow pulsed dye laser : Doğum lekelerinin giderilmesinde uygulanır.
b. Q-switch ruby laser : Tatuajların çıkarılmasında kullanılır.
c. Long pulse ruby laser : Epilasyonda kullanılır.
d. Q-switch YAG laser,
e. Nd-YAG laser : Derin damarsal orijinli lezyonların tedavisinde kullanılır.
f. Alexandrite laser : pigmente (renkli) deri lezyonlarının, tatuajların giderilmesinde kullanılır.
g. Carbon dioxide laser : lazer ailesinde yük katırı olarak kabul edilmektedir. Deride oluşan iyi huylu tümörlerin çıkarılmasında, kırışıklık tedavisinde, yüz gençleştirme işleminde kullanılır. Neşter amacıyla da kullanılır.
h. Erbium YAG laser : damarsal orijinli kitlelerin çıkarılması ve yüz gençleştirme amacıyla kullanılır.
i. Argon laser : Damarsal orijinli kitlelerin çıkarılmasında kullanılır.
j. Copper laser : Pigmente deri lezyonlarının tedavisinde kullanılır.
k. Pulsed-dye : Doğum lekeleri, damarsal lezyonların tedavisinde kullanılır.
l. KTP laser : Damarsal orijinli lezyonların tedavisinde kullanılır.
Bunların dışında çok sayıda lazer cihazı mevcuttur.

Güneş ışığının etkisinden kaçınılamaz. Ozon tabakasındaki delinme nedeni ile açıkta olan yüz ve el sırtı cildi daha fazla hasara uğramaktadır. Bu etki ile yüzdeki kırışıklıklar artmakta ve cildin üst katları kalitesiz bir hale gelmektedir.

Güneş etkisi ile hasara uğramış yüz cildinin yenilenmesinde günümüzde 2 ayrı lazer cihazı kullanılmaktadır. Bunlardan biri karbondioksit, diğeri ise Erbium YAG lazer denilen cihazdır. Etki şekli farklı olduğundan aslında her ikisine de ihtiyaç vardır. Heriki kaynağı içeren cihazlar da üretilmeğe başlanmıştır. Bu cihazlar ile göz çevresindeki, üst dudaktaki kırışıklıklar hasara uğramış üst cilt tabakalarının uzaklaştırılması tarzında bir ölçüde giderilebilmektedir. Yüzdeki yara izleri, renk değişiklikleri minimale indirilebilmektedir. Ancak kullanım alanı günümüzde sınırlı olarak kabul edilmektedir.

Lazer ışınları ciltte çok yüzeyel kontrollu bir yanık oluşturarak etki ettiğinden, uygulama hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde, ameliyathanede yapılmalıdır. Lokal anestezi ile yapılabilir. Yapılacak işleme göre 1-2 saat sürer. Diğer estetik cerrahi ameliyatlarında tamamlayıcı işlem olarak kullanılabilir. Bazen birkaç seans gerekli olabilir.

Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Lazer uygulanan alanlara açık yara tedavisi yapılır. Ameliyat alanlarında gerginlik hissi ve ağrı olabilir Yüzde genel bir şişlik oluşur. Hafif bir baş sargısı uygulanabilir. Sargı 2 gün sonra açılır. Genel kontrol ve pansuman değişimi yapılır.

Lazer ışınları ile yüz gençleştirme ameliyatı dikkatle seçilmiş hastada, bu konuda eğitim ve deneyimi olan plastik cerrahi uzmanlarınca, alt yapısı iyi olan merkezlerde yapılmalıdır. Yukarıda da belirtildiği gibi tek bir cihaz tüm sorunları çözmeğe yeterli değildir. Derideki değişik sorunlara farklı lazer cihazlarının kullanılması gerekir. Lazer tedavisi ile tüm sorunları çözebilmek için 6-9 cihaza ihtiyaç vardır. Son zamanlarda mediada da fazlasıyla yer alan lazer uygulamaları, yüz gençleştirme konusunda yıllarca uygulanan, uluslararası kabul görmüş, kitaplara girmiş yöntemlerin yerini almamıştır. Uygun hastada ve koşullarda uygulansa bile yan etkileri mevcuttur. Yüzde oluşan aşırı şişlik, pembe kırmızımsı renk değişiklikleri 3-6 ay kadar sürebilmektedir.Ancak bunlar l hafta sonra makyaj kremleri ile örtülebilir.

Lazer yüz cildinde bir yanık meydana getirdiği için viral ve bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlayan bir açık yara oluşmasına neden olabilmektedir. Zaman zaman deride izler ve renk değişikliği yapabilmektedir. Bu riskler hakkında hasta önceden bilgilendirilmelidir.

Sorun çıkmadığı takdirde hasta 3 hafta içinde işine dönebilir. Şişliğin ve kızarıklığın kaybolması 6 ay kadar sürer. Hasta güneşten 6-12 ay uzak kalmalıdır. Etkisi kalıcı olmakla birlikte, yaşlanmanın etkisi ile oluşabilecek yeni kırışıklıkların ortaya çıkmasını önlemez.

Prof. Dr. M. Adnan UZUNİSMAİL
Estetik  Plastik Cerrahi Uzmanı

1

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.

Sigara ve Estetik cerrahi

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

Sigara ve Estetik cerrahi

Sigara ya da tütün içeren maddelerin içilmesinin insan sağlığına ne derece
zararlı olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Sigara içen kişilerde ameliyat
sonrası genellikle sorunlarla karşılaşılır. Bu sorunlar estetik ameliyatlarda
iki misli önem kazanır. Estetik ameliyat olacak kişiler ameliyattan önce sigara
içmeyi tamamen bırakmalı en azından 10 gün öncesine kadar içmemelidirler.

Neden sigara içilmemelidir ?

Sigara dumanında ikibinden fazla zararlı madde olduğu ve duman ile vücüda giren maddelerin 7 saniye sonra beyne ulaştığı saptanmıştır. Sigara içmenin en önemli zararlarından bir tanesi iyileşmekte olan hücreler için gerekli olan oksijen miktarını azaltmasıdır. Nikotin maddesi küçük çaplı kan damarlarında vasoconstriction denilen büzüşmeğe neden olur. Oksijeni taşıyacak olan hemoglobin miktarının azalmasına yol açar. Oksijenin hücrelere ulaşmasını sağlayan özel kimyasal maddelerin etkisini ortadan kaldırır. Sonuçta yara
iyileşmesi bozulur. Kanamalar, yara iyileşmesinde gecikme meydana çıkar.

Estetik ameliyat geçirecek kişiler tercihen sigarayı bırakmalıdır. Hatta sigara içilen ortamda bulunmaları bile doğru değildir. Bırakamıyorsa, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde içmemelidirler. Sigara içmeyen ancak nikotin sakızı yada nikotin bandı kullananlarda zararlı etkilerden kurtulmak mümkün değildir. Çünkü bu şekilde alınan nikotin sigara içimi alınan nikotin ile aynı zararlı etkiyi yapmaktadır. Ayrıca nikotin bandları cilt dolaşımını olumsuz yönde daha fazla etkilemektedir. Sigara içmenin tek yararı devlete verilen dolaylı vergi olabilir. Bu çağdışı, ikinci sınıf insan eğlencesinden kurtulmak, çocuklarımız ve gençlerimizin alışmasını önlemek hepimizin toplum borcu olarak kabul edilmelidir.

1

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.

Plastik Cerrahi Nedir

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

Plastik Cerrahi Nedir

Toplumumuzda birçok kişinin sandığı ve son zamanlarda medianın gündeminde yer aldığı gibi Plastik Cerrahi sadece Estetik Cerrahi demek değildir.
Tabiatın vermiş olduğu doğal güzellik,vücut bütünlüğü ve dış görünüm,  çeşitli hastalıklar, tümörler, enfeksiyon, iş ve trafik kazaları ve yanık nedeniyle bir şekilde bozulmuş olabilir. Bu değişiklikler kişinin günlük fonksiyonel yaşamını etkilediği gibi ruh sağlığının bozulmasına da yol açabilir.
İşte plastik cerrahi, Gaspare Tagliacozzi’nin 1597 yılında belirttiÄŸi gibi, bu sorunları düzelten, kiÅŸinin yaÅŸamını fonksiyonel ve ruhsal açıdan kolaylaÅŸtırarak topluma kazandırmaÄŸa çalışan bir tıp branşıdır. Plastik cerrahi uzmanları, insanı yeniden yaratan sihirbazlar deÄŸil, görünümü bozulmuÅŸ yada fonksiyonunu kaybetmiÅŸ bir organın kabul edilebilir bir görünüme ukaÅŸması ve bunun yanında fonksiyonel hale getirilebilmesi için, temel cerrahi prensipler doÄŸrultusunda onarım yapan Hipokrat Yemini etmiÅŸ tıp doktorlarıdır.
Günlük konuÅŸmalarda kısaca “Plastik Cerrahi” diye geçen, insan vücudunun hemen hemen her bölgesinde,doÄŸuÅŸtan yada kaza, yaralanma, enfeksiyon, tümör, bazı hastalıklar ve yanık gibi nedenlerle ortaya çıkan, görünüm ve fonksiyon bozukluklarının düzeltilmesi ile uÄŸraÅŸan bu tıp branşının asıl adı “Plastik  Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi” dir.
Plastik sözcüğü eski Yunan dilinde “plastikos”, Latincede “plasticus” sözcüğünden gelmektedir. YoÄŸrulabilir, ÅŸekil verilebilir demektir. Rekonstrüktif sözcüğü ise Latince
” reconstruction “ kelimesinden türetilmiÅŸtir. Yeniden oluÅŸturma ve onarım anlamına gelir. Plastik cerrahi ameliyatlarında onarım amacıyla genellikle kiÅŸinin kendi dokularından yararlanılır, gereÄŸinde silikon gibi suni maddeler de kullanılır.
Bu tanımlardan da anlaşıldığı gibi, plastik ve rekonstrüktif cerrahinin ağırlıklı uğraş alanı, kişideki mevcut bozukluğa göre doku ve organlarınların yeniden şekillendirilmesi ile en iyi estetik görünüm ve fonksiyon kazandırmak amacına yöneliktir. Vücudun herhangi bir bölge veya organına sınırlı değildir. Saçlı deriden ayak tırnağına kadar vücudun tüm bölgelerini içeren ameliyatlar yapılır. Her yaş grubundaki hastaya hitap eder. Çocuklarda daha çok dudak damak yarıkları, doğum lekeleri, parmaklarda yapışıklık, fazla parmak gibi doğumsal anomaliler, hayvan ısırmaları ve diğer yaralanmalar, gençlerde meme yokluğu, meme deformiteleri, gibi gelişim bozuklukları, yaralanmalar, enfeksiyon, tümörler, orta ve ileri yaşlarda ise yaşlanmanın genel etkileri ile ortaya çıkan sorunlarla uğraşılır. Genel anlamda kapanmayan, vücudun bütünlüğünü bozan, zor açık yara sorunları ile uğraşan bir cerrahi tıp branşı olarak da tanımlanabilir.
Plastik cerrahide hasta bir bütün olarak ele alınır. Gelişim bozuklukları, enfeksiyon, yaralanmalar, deri ve yumuşak doku tümörleri, bazı hastalıklar ve doğumsal anomalilere bağlı deformasyonlar veya iş, trafik kazaları ve yanık sonucu oluşan görünüm ve şekil bozukluklarının rekonstrüksiyonu yapılırken, uygulanan cerrahi işlemin hasta üzerinde olabilecek uzak sonuçları daima dikkate alınır. Bunun yanında sadece görünüm bozukluğu nedeniyle estetik ameliyat uygulanan hastaların psikolojik durumları da göz önünde tutulur. Estetik ameliyat olmak utanılacak bir şey değildir. Hastanın vücut görünümünün düzeltilmesi özgüven duygularını artırır. Bu açıdan cerrahinin psikiyatri bölümü olarak da adlandırılabilir.
Plastik Cerrahi sadece fiziksel görünümü düzeltmeyi deÄŸil, ayrıca fonksiyonları da eski haline getirmeye çalışır. Ancak hala bir sorunun yanıtı kesin deÄŸildir. “Kozmetik yada Estetik ” ve “Rekonstrüktif” iÅŸlemler tam anlamı ile birbirinden ayrılabilir mi ? Gillies, bu konuda, rekonstrüktif iÅŸlemlerin hastanın normale dönüşü, estetik giriÅŸimlerin ise normalin ötesinde iÅŸlemler olarak ayıretmiÅŸtir. Aslında bu iki iÅŸlem tam olarak birbirinden ayrılamaz. Hasta ameliyat edilirken heriki açıdan da deÄŸerlendirilir.

Plastik cerrahide diğer cerrahi branşlarda olduğu gibi standart ameliyatlar mevcuttur ancak bunların yanında her hastadaki mevcut soruna göre temel cerrahi teknik ve prensiplerine sadık kalınarak çok değişik modifikasyonlar da uygulanır. Hastadaki görünüm yada fonksiyon eksikliği geniş bir yelpazede değerlendirilir ve hasta için en iyi sonuç verecek girişim seçilir. Plastik cerrahide probleme sanatçı gözüyle olan yaklaşımdaki yaratıcılık özelliği burada yatar. Bu yaklaşım nedeniyle plastik cerrahi genel olarak en son çare olarak seçilir, plastik cerrahi uzmanları hemen hemen tüm tıp branşlarına özellikle de cerrahi branşlara konsültan hekim olarak çalışırlar. Diğer tıp branşlarının çözmekte yetersiz kaldığı sorunları plastik cerrahi branşı çözer.
Plastik cerrahi branşına başvuran hastalar iki ana grupta toplanır.
Yukarıda sayılan sorunların herhangibiri nedeniyle diÄŸer branÅŸlardan sevk edilen hastalara, özellikle fonksiyon ve bunu yanında görünüm kazandırmak amacıyla “Rekonstrüktif Cerrahi” ameliyatları uygulanır. İkinci grubu ise mevcut anatomik yapıları normal ancak daha iyi bir dış görünüm isteyen hastalar oluÅŸturur. Bunlar direkt baÅŸvuran hastalardır. Bu gruba da ” Estetik ya da Kozmetik Cerrahi” ameliyatları yapılır.
İster rekonstrüktif ister estetik amaçlı olsun, Plastik cerrahide uygulanan ameliyatlar oldukça geniş kapsamlıdır. Genel anlamıyla vücudun her tarafındaki deri, derialtı, kas ve kemik dokuları içeren defektlerin onarımı, eksik doku ve organların tamamlanması, fonksiyon kazandırılması, bunu yanında tümörler ve diğer nedenlerle oluşan, fonksiyon ve görünüm bozukluğuna yol açan istenmeyen fazla dokuların vücuttan uzaklaştırılması ve rekonstrüksiyonu uygulanır. Bunların arasında baş boyun bölgesi, yüz yumuşak doku ve kemik yapıları, çene eklemi, ağız, dil ve boğaz önemli bir yer tutar. Baş boyun bölgesindeki doğumsal anomaliler, dudak damak yarıkları (Tavşan dudak, Kurt ağzı), yüz kemik kırıkları en sık karşılaşılan sorunlardır. El, önkol, kol, ayak ve bacak, gövde ön ve arka yüzü, meme sorunları da ilgi alanındadır.
Burada plastik cerrahinin önemini vurgulayan bir durum kendiliğinden ortaya çıkmaktadır, şöyle ki dudak veya damak yarığı anomalisi ile doğan bir bebek, doğal olarak öncelikle çocuk hastalıkları uzmanı, daha sonra çocuk cerrahisi uzmanı daha sonrada, belki kulak burun boğaz hekimi tarafından görülmektedir. Hasta yaş ve konumu açısından ilgi alanında olan bu üç branş tarafından tedavi edilememektedir. Bu sorun ancak plastik cerrahi tarafından giderilebilir. Burada pratisyen ve diğer uzman hekimlere düşen görev hastayı ve ailesini yönlendirmektir. İlk olarak hastanın nasıl besleneceği ve iç kulak sorunlarından nasıl korunacağı öğretilmeli, daha sonra hangi branşa başvuracağı ve ne zaman ameliyat olması gerektiği söylenmelidir.
Bu bağlamda yaşlanmağa ve güneş ışığı etkisine bağlı sorunlar, estetik bir sorun gibi görünmekle birlikte, aslında onarım rekonstrüktif amaçla yapılır. Örneğin gözkapağı sarkıklığı görmeyi, dolayısı ile gözü kurtarmak amacıyla giderilir. Bir yüz felcinde dış görünüm yanında yüzdeki dengeyi sağlamak mimik kaslarına fonksiyon kazandırmak amacı ile bir seri ameliyatlar yapılır. Yine büyük ve sarkık bir meme genetik, hormonal değişiklikler yada bazı hastalıklar sonucu oluşabilir, kişide sırt ve boyun ağrıları olabilir, kamburluğa yol açabilir, sütyenin kol sinirlerine baskı yapmasına bağlı uyuşmalar olabilir. Bu nedenle meme küçültme amacıyla uygulanacak ameliyat hem memelere doğal bir görünüm kazandırır, hem bu sorunlar uzaklaştırılmış ve hemde kişinin yaşamı kolaylaşmış olur.
Son örnek olarak verebileceÄŸimiz “Kepçekulak deformitesi” özellikle okul çağındaki çocuklarda ağır psikolojik sorunlara neden olur. Çocuklar genelde acımasız oldukları için böyle bir sorunu olan çocukla alay ederler, ona isim takarlar. ÇocuÄŸun psikolojik yapısı bozulabilir, içe kapalı bir çocuk haline gelebilir, okul baÅŸarısı olumsuz yönde etkilenebilir. Bu nedenle bu ameliyat çocuk okula baÅŸlamadan önce koruyucu olarak yapılır.

Baş boyun ve yüz bölgesi plastik cerrahinin özel ilgi alanlarından bir tanesidir. Günümüzde multidisipliner bir yaklaşım içinde, eskiden düzeltilemeyen ya da çok zor düzeltilebilen doğumsal anomaliler gibi ağır deformasyonlar ve fonksiyon bozuklukları kolayca düzeltilebilmektedir. Ulaşılması zor tümörler vücuttan uzaklaştırılabilmekte ve gereğinde mikrocerrahi ile serbest doku nakilleri ile rekonstrüksiyon yapılabilmektedir. Çeşitli nedenlerle oluşmuş değişik ağır deformiteler başarı ile düzeltilebilmektedir. Ameliyatların izleri minimal olmakta ya da gizlenebilmektedir. Aslında plastik cerrahideki gelişmeler tüm cerrahi branşlarda olduğu gibi anestezideki gelişmeler sayesinde olmuştur.
Plastik cerrahinin eksper olduğu alanlarından biri de el cerrahisidir. El yaralanmaları, doğumsal ve sonradan olma el deformiteleri, yanık sekellerinin tedavisi plastik cerrahi tarafından yapılmaktadır. Mikrocerrahi ile mikroskop altında 0.5 mm çapındaki bir damara 8 adet dikiş konulabilmektedir. Günümüzde parmak gibi, kopmuş organ parçalarının sadece eski yerine tutturulması değil aynı zamanda fonksiyon kazandırılması da göz önünde tutulmaktadır. Mikrocerrahi ile serbest doku nakilleri de mümkün hale gelmiştir. Örneğin bir kanser nedeniyle kaybedilmiş bir meme, karın bilgesinden alınan dokunun serbest nakli ile yeniden oluşturulabilmektedir. Bu şekilde hastanın görünümünü bozan karın bölgesindeki fazla dokular da alınmış olduğu için, daha iyi bir dış görünüm de aynı anda sağlanabilmektedir.
Plastik cerrahinin ençok dikkati çeken ve mediada yer alan tarafı estetik ya da kozmetik cerrahidir. Görünümünden memnun olmayan bu nedenle psikolojik sorunları olan kişilere, özgüveni artırma, kişiyi yaşama bağlamak ve kendisini daha iyi ve güçlü hissettirmek amacıyla bir seri ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlara örnek olarak yüz germe, meme küçültme, büyütme, dikleştirme, estetik burun ameliyatı, liposuction gibi kontur düzeltme ameliyatları sayılabilir. Ancak bu hassas konuda şunu vurgulamak gerekir ki, kişiyi rahatsız eden soruna göre uygulanacak temel cerrahi prensipleri içeren ameliyat ile, sanatçı gözüyle yaklaşım işbirliği şarttır. Alınacak sonuç önceden görülmelidir. Kişinin doku yapısı ve kalitesi, yaş, ırksal özellikler, şeker, kalp hastalığı yüksek tansiyon gibi sistemik sorunlar, sigara, alkol gibi alışkanlıklar, ilaç kullanımı ve yara iyileşmesi şekli sonucu etkileyen faktörlerdir. Ancak şu gerçek unutulmamalıdır ki, bu ameliyatlar mucize vadetmez, plastik cerrahlar elinde sihirli değnek olan kişiler değil, temel cerrahi tıp prensiplerini uygulayan yaratıcı, ve insan psikolojisini anlayan tıp adamlarıdırlar.
Plastik cerrahi eğitiminde yabancı dil şarttır. Daha önce plastik cerrahi uzmanlığı, genel cerrahi uzmanlığı eğitimi üzerine 2 yıllık bir ihtisas olarak yapılırdı. Günümüzde ise devlet üniversitelerinde, sağlık bakanlığına  bağlı eğitim hastanelerinde, yine 6 yıllık bir uzmanlık programı şeklinde uygulanmaktadır. TUS sınavında yüksek puan alan yabancı dil bilgisi iyi düzeyde olan genç tıp doktorları uzmanlık eğitimine alınmaktadırlar. Ayrıca uzmanlık eğitiminin tamamlanmasından sonra da yurtiçi ve yurtdışında özel ilgi alanlarında eğitim alınmaktadır.
İnsanlık tarihi kadar eski olan plastik cerrahi konusu, son 30 yılda adeta patlamalar halinde gelişmeler göstermiştir. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki ülkemizde de oldukça ileri bir düzeydedir. Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Türk Estetik Plastik Cerrahi Derneği uluslararası plastik cerrahi camiasında saygın bir konumdadır. Uluslarası bilimsel toplantılara ülkemizden çok sayıda bildiriler ile katılım olmakta ve ismen konuşmacı olarak meslektaşlarımız çağrılmaktadır. Mediada gözükmeyen değerli bilim adamları ve meslektaşlarımız çoğunluktadır.
Hastalarımız, hekimlerine eğitimi hakkında sorular sormak ve gerekli yetki belgelerini görmek hakkına sahiptirler ve bu haklarını kullanmaları doğaldır. Hekimin mesleği ile derneğin bir üyesi olması kendi camiası tarafından kabul görmesi anlamına gelir. Ne yazık ki bu kadar önemli ve geniş bir konunun eğitiminden geçmeden, estetik cerrahi uygulamaları yapan kişiler mevcuttur. Özellikle İstanbul ilinde kendilerini estetik tıp uzmanı diye tanıtan kişiler vardır. Tababet uzmanlık tüzüğünde böyle bir tıp branşı yoktur.
Yine plastik cerrahide son 25 yılın en iyi buluşu olarak kabul edilen, tüm dünyada yaygın olarak uygulanan ve en sık yapılan bir vücut kontur düzeltme ameliyatı olan, vakumla fazla yağların alınması (Liposuction, Liposculpture) yöntemininin tarihe karıştığını, onun yerine bilimsel dayanağı olmayan başka bir yöntemle fazla yağların alındığını ifade eden reklamların verilebilmesi, gerçek dışı beyanla bu ameliyatın izsiz, ağrısız ve kansız yapılabildiğinin ileri sürülmesi ve bu ameliyatın tam teşekküllü hastane dışındaki yerlerde yapılabilmesi hayret vericidir. Üstelik plastik cerrah olmayan kişilerin bu ilanı verebilmiş olmasını anlayabilmek mümkün değildir. Hiçbir ameliyat izsiz, kansız ve anestezi olmadan yapılamaz.Ameliyatlar lokal ya da genel anestezi altında hastane koşullarında anestezi uzmanının gözetiminde yapılmalıdır.
Zaman zaman da yabancı ülkelerden doktorların ülkemize getirtilip ameliyatlar yaptırıldığı yine verilen reklamlardan anlaşılmaktadır.Yabancı doktorların ülkemizde değil ameliyat, hasta muayene etme hakları bile yoktur. Estetik cerrahiye talebin artması, plastik cerrah olmayan kişilerin bu tıp dalını bir sanayi haline getirmeğe çalışmaları çok üzücü ve halk sağlığı açısından kaygı verici boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizdeki yasaların boşluklarından yararlanan plastik cerrah olmadıkları halde estetik cerrahi ameliyatları yapan, meslek ahlakı kurallarını çiğneyerek günlük gazete ve televizyonlarda fütursuzca yaptıkları reklamlarla halkımızı yanlış bilgilendiren ve yönlendiren, bu kişilere hastalarımız ve yakınları izin vermemelidir. Yapılan hatalar korkunç boyutlarda olabilmekte ve çok defa tamiri mümkün olamamaktadır.
Plastik cerrahi ameliyatları zaman zaman mediada belirtildiği gibi, basite alınacak ameliyatlar değildir. Her cerrahi girişimin riski olduğu gibi plastik cerrahi ameliyatlarının da riski vardır, kişilerin bünyeleri birbirinden farklıdır, anatomi ve yara iyileşmesi özellikleri kişiden kişiye farklılık gösterir, bu nedenle sonuç herzaman beklendiği gibi olmayabilir. Her ameliyatın ve anestezinin kendine göre iyi sonuçları yanında bazı riskleri de mevcuttur. Bunlar hakkında hasta önceden bilgilendirilmelidir.
Her ameliyatın komplikasyon denilen istenmeyen sonuçları ortaya çıkabilir. Bunları önlemek için tüm önlemler alınmasına rağmen zaman zaman görülebilirler, Bunlara örnek olarak :

- Kanama
- Hematom (kan pıhtısı oturması)
- Enfeksiyon
- Ameliyat bölgesinde morartı
- Yara iyileşmesi sorunları (gecikme gibi)
- Anesteziya bağlı sorunlar
- Genel ameliyat komplikasyonları
verilebilir.

Komplikasyon riskini artıran faktörler olarak :

- Yüksek riskli hastalar, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı
- Sigara
- Bağ dokusu hastalıkları
- Radyasyon tedavisi yapılmış olması
- HIV pozitif olması yada immun sistem bozuklukları
- Kötü beslenme
- Bazı ilaçlar, aspirin, E vitamini v.b.
- Allerji
sayılabilir.

Bunlar dolaşım bozukluğuna neden olarak ameliyatın sonucunu olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir.
Görüldüğü gibi çok geniş bir uygulama alanı olan plastik cerrahi kapsamında sayısız ameliyatlar yapılmaktadır. Bu konuda ameliyat geçirecek bir kişinin önceden çok iyi bir araştırma yapması, seçtiği hekim ile tüm ayrıntıları konuşması, ameliyat sonrası ortaya çıkabilen ve komplikasyon denilen istenmeyen sonuçlar hakkında bilgi sahibi olması eğer kullanılacaksa silikon gibi sentetik dolgu maddeleri hakkında bilgi edinmesi ve ameliyata bedensel ve ruhsal olarak hazırlıklı olması gerekmektedir. Ameliyat sonucunun iyi olması için, kişi ayrıca kendisini ameliyat eden hekimin ameliyat öncesi ve sonrası tavsiyelerine kesinlikle uymalıdır.

1

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.

Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyatlar

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyatlar

1

Tabiatin kadınlarımıza bahşetmiş olduğu doğurganlık kutsal bir özelliktir. Anne olmak çok ulvi bir duygudur. Ancak çocuk doğuran kadınlarda göğüslerde,karın bölgesinde ve vücudun diğer bazı bölgelerinde önemli sayılabilecek derecede değişiklikler ortaya çıkabilir. Hamilelik döneminde kilo alınması kaçınılmazdır. Bu fazla kiloların bir kısmı doğum sonrası verilir. Bir bölümü vücudun inatçı birikim bölgelerinde sabit olarak kalabilir. Karın derisinde sarkıklık, stria denilen çatlaklar oluşabilir. Sarkıklık bel ağrılarına yol açabilir, karın duvarında pişikler olabilir, yaralar açılabilir. Bunun yanında karın duvarını oluşturan kaslarda zayıflama meydana gelebilir. Özellikle birkaç doğum yapmış olanlarda karında bombelik ve sarkıklık daha belirgin halde olabilir. Karında ayrıca geçirilmiş eski ameliyatlara bağlı, izler ve görünüm bozukluğu olabilir. (Caeserian) Sezaryen yöntemi ile doğum yapanlarda bu ameliyata bağlı iz, sarkıklığın daha belirgin halde olmasına yol açabilir. Yerçekimi etkisiyle bu deformite giderek artabilir. Karın bölgesi fazla yağların birikme bölgelerinden biridir. Burada yerleşen fazla yağ dokuları diyet ve egzersize dirençlidir.
Anne olmak hamilelikten önceki kadar güzel görünümlü olunmayacak anlamına gelmez. Kadınların çoğu hamile kalmak ve anne olmaktan hoşlanırlar. Ancak bazen hamilelik döneminde ortaya çıkan değişiklikler bu zevkin bir bölümünü uzaklaştırır. Kadın doğum sonrası ortaya çıkan fiziksel yapısını beğenmeyebilir. İşte böyle duygular olduğunda anne yanlız değildir. Günümüzde estetik uygulamalar hamilelik öncesi fiziksel yapıya  dönmeğe hatta ondan daha iyi olmağa yardımcı olabilir. Estetik işlemlerin çoğu anestezisiz veya lokal anestezi ve sedasyon altında ayaktan yapılan işlemlerdir. Aynı gün eve dönmek mümkündür. Bu seçenekleri göz önünde bulundurarak hamilelik döneminin vücut şeklinin bozulacağı korkusuna kapılmadan geçirilmesi sağlık verilir.
Bu bölümde hamilelik döneminde ne gibi fizik değişiklikler olabileceği ve yaşam tarzını fazla değiştirmeden onlarla nasıl başa çıkılabileceği anlatılmıştır.

 

  1. Hamilelik döneminde göğüs yapısında olabilen değişiklikler:

    a. Göğüs boyutlarında küçülme ve sarkıklık
    Göğüslerin  şekli bozulacak korkusu ile bebeÄŸe süt vermekten kaçınılması doÄŸru deÄŸildir. Anne sütünün anneye ve bebeÄŸe sayısız yararları vardır. Hamilelik döneminde göğüslerde  deÄŸiÅŸiklikler olur. Süt oluÅŸturan meme dokusu hacmi artar ve göğüs büyür. DoÄŸumdan sonra gland denilen meme dokusu küçülür ve yerini yaÄŸ dokusu alır. Meme dokusunu saran deri ile meme dokusu arasında uyum bozulur. Böylece memelerde daha küçük görünüm ve sarkıklık ortaya çıkabilir. 

    Meme küçüklüğü ve sarkıklığı estetik meme büyütme (Breast Augmentation) ameliyatı ile giderilebilir.

    b. Göğüslerde sarkıklık ve memebaşında değişiklikler
    Bazı kadınlarda hamilelik esnasında göğüslerde aşırı şişme olabilir. Doğum sonrası alınmış olan fazla kilolar da verildikten sonra meme dokusunu saran deride oluşan deri fazlalığı sabit kalır. Deri fazla,  içindeki göğüs dokusunun az olması sarkıklığa neden olur. Bazen de memebaşında deformiteler ortaya çıkabilir.

    Göğüs sarkıklığı dikleştirme (Mastopexy) ameliyatı ile giderilebilir. Varsa meme başı deformiteleri düzeltilebilir.

  2. Karın bölgesindeki deÄŸiÅŸiklikler Hamilelik en çok karın bölgesinde deÄŸiÅŸikliklere neden olur. BebeÄŸin 9 ay boyunca yaÅŸadığı bu bölgede inatçı yaÄŸ birikimleri olabilir. Karın ön duvarını oluÅŸturan  kaslarının ayrılması sonucu karın bombe görünümlü olabilir. Karın bölgesinde ayrıca doÄŸuma baÄŸlı çatlaklar oluÅŸur. DoÄŸum Sezaryen (Caeserian) ameliyatı ile yapılmışsa, bu ameliyata baÄŸlı iz olabilir. Daha sonraları bu bölgede deformite olabilir. Tüm bunlar  yani “Annelik iÅŸaretleri” anneyi olumsuz yönde etkileyebilir.DoÄŸum sonrası karın bölgesinde olan bu deÄŸiÅŸiklikler Estetik Karın Germe (Abdominoplasty) ameliyatı ile düzeltilebilir. Yeniden çocuk doÄŸurmak istemeyen kadınlarda yaşı uygun ise aynı anda tüplerin baÄŸlanması (tubal ligation) ameliyatı da yapılabilir.

    3. İnatçı yağ birikimleri

    Hamilelik döneminden sonra normal olarak alınan fazla kilolar verildikten sonra özellikle karın, uyluk iç ve dış tarafları, diz,kalça ve kolun üst taraflarında diyet ve egzersizle giderilemeyen inatçı yağ birikimleri olabilir. Selülit görünümleri ortaya çıkabilir.

    Bunlar Liposuction (Liposculpture) ameliyatı ile mükemmel ve kalıcı şekilde giderilebilir. Hamilelik sonrası en sık yapılan estetik ameliyattır. Son yıllarda geliştirilen çeşitli kombine cihazlar ile uygun kişilerde ameliyatsız işlemler de yapılmaktadır.
    4. Vagina ve dudaklardaki deÄŸiÅŸiklikler

    Normal doğumlarda vagina genişler, dudaklarda yırtılmalar olabilir. Gerekli onarım ve iyileşmeden sonra görünüm bozukluğu ortaya çıkabilir.

    Bunlar Labioplasty ameliyatı ile düzeltilebilir.

    5. Cilt renginde deÄŸiÅŸiklikler

    “Chloasma” denilen yüzde maske görünümü veren kahverengimsi cilt rengi deÄŸiÅŸiklikleri kadınların çoÄŸunda görülebilir. EÄŸer renk deÄŸiÅŸikliÄŸi cildin sadece epidermis denilen yüzeyel katında ise hydroquinone içeren kremlerin yardımı ile düzeltilebilir.

  3. Görüldüğü gibi hamileliğin neden olabileceği fizik değişiklikler moral bozucu olmamalıdır. Önceden planlanmış bir hamilelik, hamilelik döneminde doğum uzmanının tavsiyeleri bu değişikliklerin minimal olması ile sonuçlanacaktır. Sonradan ortaya çıkabilecek kalıcı deformitelerin düzeltilebilme şansı herzaman vardır.

 

1

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.

İnatçı Yağ Birikimlerinin Giderilmesi

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

İnatçı Yağ Birikimlerinin Giderilmesi

Diyet ve egzersiz yapılmasına rağmen giderilemeyen inatçı yağ birikimlerinin tedavisinin  liposuction denilen cerrahi yöntem ile mümkün olduğunu belirtmiştik.
Liposuction bu amaç için kesin ve kalıcı çözüm olarak kabul edilmektedir. Herhangi bir nedenle ameliyat olamayan yada ameliyat olmayı reddeden kişilerde, bu amaç için alternatif olarak sunulan yöntemler şöyle sıralanabilir:

  1. Derialtına yapılan enjeksiyon tedavileri:

Derialtına enjeksiyon tarzında yapılan çeşitli ilaçlarla yağların eritildiği  ileri sürülmektedir. Mezoterapi başlığı altında uygulanan çok sayıda ilaç mevcuttur. Bunlar yurtdışından getirilen kullanıma hazır halde olan ilaçlardır. Çoğunlukla uygulama sırasında hastaya diyet ve egzersiz de verilmekte, bazen aküpünktür yapılmakta, yağların eritilmesi düşünülen bölgeye elektrik akımı verilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, tek başına enjeksiyon tedavisinden çok kombine  tedavi  tarzında  bir yaklaşım olduğu izlenmektedir.
Son yıllarda Lipodissolve adıyla piyasaya sürülen avrupada ve ülkemizde de
’’ Phosphatidylcholine’’ adlı kimyasal maddeyi içeren ilacın kullanımının sağlık bakanlığı tarafından durdurulduğu bildirilmiştir.

  1. Fiziksel uygulamalar:

a. Derialtına, karbondioksit gazının uygulanması,
özel bir alet ile derialtına basınç yoluyla verilmektedir.
b. Masaj,
elle veya çeşitli cihazlarla yapılabilmektedir.
c. LPG
uzun yıllardır kullanılmakta olup aynı anda vakum ve germe etkisi  ile
derialtındaki yağ dokusunu mobilize etmekte olduğu belirtilmiştir.
d. Lenf drenajı
Özellikle LPG uygulamasından sonra tamamlayıcı işlem olarak mobiliz olmuş
yağ dokusunun dağıtılması için gerekli olmaktadır.
e. Ultrason dalgalarının bölgesel uygulanması
Ultrason enerjisi ile yağ dokuları parçalanmaktadır. Parçalanmış olan dokular
bazen aynen liposuction işleminde olduğu gibi, vakum yoluyla dışarı alınmakta
bazen de fagositoz denilen normal fizyolojik mekanizmalar ile erime
sağlandığı öne sürülmektedir.
f. Lazer uygulamaları
Cildin dış yüzeyine zarar vermeden ısı etkisi ilealttaki yağ dokusunun
eritilmesini  sağladığı ifade edilmektedir.
g. Derin ısı ve soğuk uygulamaları
Son yıllarda önerilen bir tekniktir, cildin dış yüzeyine zarar vermeden öncelikle
soğuk daha sonra derin ısı uygulaması ile derialtındaki yağ dokularının
eritilmesi ve arkasından oluşacak kollajen teşekkülü ile sıkılaştırma işlemi
yaptığı öne sürülmektedir, henüz sadece yüz ve boyun bölgesinde
uygulanmaktadır.

Görüldüğü gibi, hemen hemen herkesin sorunu  olan diyet ve egzersize dirençli inatçı yağ birikimlerinin giderilmesi için sayısız yöntemler geliştirilip öne sürülmektedir. Yukarıda sayılan uygulamalar yararlı etkiler sağlamaktadırlar, ancak hiçbiri tek başına doyurucu sonuç vermediği gibi istenilen sonuca ulaşmak çok uzun zaman almakta ve maliyeti yüksek olabilmektedir.

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.

Estetik Yüz Ameliyatları

Yayınlanma Tarihi 5 Mar 2011

Estetik Yüz Ameliyatları

1. Saçsızlık tedavisi
1
2. Yüz cildini yenileme ameliyatları, kırışıklık tedavisi
a.  Dolgu maddeleri ile yüz çizgilerinin giderilmesi
*  Botox enjeksiyonu

2

*  Hyaluronik asit enjeksiyonu

3

b.  Üst cilt tabakasının soyulması ile çizgilerin giderilmesi
*  Mekanik dermabrazyon

4

*  Mikrodermabrazyon
5

*  Kimyasal peeling
6

* Lazer

7

3. Alın germe ameliyatı
* Endoskopik cerrahi
89

4. Kaş asma   ameliyatı
10

5. Gözkapağı sarkıklık ve torbalaşmanın düzeltilmesi ameliyatı
1112

6. Yüz germe ameliyatı
1314

7. Burun deformasyonu düzeltme ameliyatları
1516

8. Dudak inceltme ameliyatı

17

9. Dudak kalınlaştırma  ameliyatları

18

10. Kulak kepçesi deformasyonlarının düzeltilmesi

1920

11. Çene deformiteleri ve implantlarla  yüz kontur düzeltme ameliyatları
2122

12. Boyun germe ameliyatı

23

Yazının Devamını Okumak Için Tıklayın.
Sayfalar 1 / 3123
burun estetiði
You might also likeclose